Biz kadınlar için başörtüsü sadece bir kumaş parçasından fazlasıdır — imanımızın bir ifadesi, gücün, onurun ve dinimiz İslam ile bağımızın bir göstergesidir!
Onu sevgi ve inançla, her gün takıyoruz. Ancak avretimizi örterken, bazen altında kalan şeyi — saçımızı — ihmal etmeyi unutabiliyoruz.
Genellikle her şeyi yerinde tutmak ve kaymasını önlemek için eşarbın altında bir iç bone bulunur. Fakat birkaç saat sonra saçınız düzleşmiş, havasız kalmış ve hacmini kaybetmiş olur — yorgun, tahriş olmuş ve stresli görünür. Sadece bir “kötü saç günü” gibi hissedilen şey, uzun vadede gerçek hasara yol açabilir: sürtünme, sürekli çekilme ve hava dolaşımının olmaması saçın kurumasına, kırılmasına veya saç çizgisinin giderek incelmesine neden olur.
Ve tüm bunlar — saçınıza iyi baktığınız, yağlar kullandığınız ve maskeler uyguladığınız hâlde mi oluyor? Belki de sorun saç bakımınız değil, her gün başınıza taktığınız şeydir: iç bone ve başörtüsü.
Başörtüsünün altında tam olarak ne yanlış gidiyor?
Birçok kadın başörtüsünü çok sıkı bağlar — alışkanlıktan ya da aksi hâlde sabit durmayacağı için. Ancak zamanla sorunlara yol açan tam olarak budur:
• Saçın çekilmesi: Çok sıkı bağlanan bir başörtüsü saç köklerini sürekli çeker, özellikle şakak bölgesinde. Zamanla bu durum çekmeye bağlı saç dökülmesine (mekanik saç kaybı) yol açabilir.
• İç bone kumaşlarından kaynaklı sürtünme: Birçok iç bone polyester gibi sentetik malzemelerden yapılır. Bunlar saçla sürtünerek kuruluğa ve kırık uçlara neden olabilir.
• Isı birikimi ve terleme: Bazı kumaşlar hafif görünebilir ancak aslında nefes almaz — ucuz polyester şifon gibi. Hassas görünüm yanıltıcı olabilir: hava dolaşamaz, saç deriniz terler ve başörtüsünün altında nem birikir. Sonuç? Kaşıntı, yağlanan saç dipleri, kuru uçlar — saçınız için sağlıklı olmayan bir ortam.
• Baş ve kulaklarda sürekli baskı: Baş ağrısı ve kulak arkasında baskı hissi mi yaşıyorsunuz? Bu genellikle yanlış iç boneden veya çok sıkı bağlanan bir eşarptan kaynaklanır.